Kategoriler
Genel

Sultan Papağanı

Sultan papağanı oldukça canlı renkleri ve asil görüntüsüyle kuşseverler tarafından oldukça fazla şekilde tercih edilmektedir. Genel olarak turuncu beneği bulunan, kafasında taç gibi gri tüyü olan ve sarımtırak kafa rengine sahip olan Sultan Papağı, muhabbet kuşunun ardından Türkiye’de en fazla sahiplendirilen 2. Hayvan olarak dikkatleri üzerine çekmektedir. Sultan Papağanı ile ilgili A’dan Z’ye tüm detayları hazırladığımız bu yazıyla birlikte öğrenebilirsiniz…

Sultan Papağanı Fiziksel Özellikleri

Sultan Papağanı fiziksel özellikleri arasında en çok dikkat çeken özelliği canlı renkleri ve Mohikana benzer saçlarının olmasıdır. Sultan Papağanının öne çıkan bir diğer özelliği de yanağında bulunan turuncu beneğidir. Oldukça küçük boya sahip olan sultan papağanları çok dikkatli bir şekilde bakılması gereken hayvan türüdür. Dikkatli bakıldığı takdirde; oldukça uzun süre yaşamaktadırlar.

Sultan papağalarının fiziksel özellikleri bu şekilde sıralanırken, genel özelliklerinde en çok dikkat çeken nokta ötüşmeleridir. Konuşmaktan daha çok ıslık çalma benzeri ötüşen kuşların sesi insana huzur veren en güzel seslerden biridir. Erkek sultan papağanları, dişi sultan papağanlarına kıyasla çok daha fazla çabuk konuşabilirler. Çığlıktan ziyade cıvıl cıvıl öten ve çok sayıda papağan türüne kıyasla seslerinin daha kısık olması; Sultan papağının tercih edilmesinde en önemli etkendir.

Sultan papağanlarının birçok farklı rengi bulunmaktadır. Bu renkler aşağıda yer aldığı gibidir:

  • Lutino Sultan Papağanı – Limon
  • Cinnamon Sultan Papağanı – Tarçın
  • Pearl Sultan Papağanı – İnci
  • Pied Sultan Papağanı – Alaca
  • Normal Grey Sultan Papağanı – Gri
  • Albine Sultan Papağanı – Akşın

Sultan Papağanı Sağlığı

Sultan Papağanının bakımında oldukça dikkat edilmesi gerektiğini, özelliklerinden bahsederken sizlere belirtmiştik. Birçok kronik hastalığı bulunan bu türün; en ufak sorunda veteriner kontrolüne götürülmesi gerekebilir. Çünkü hiç ciddiye alınmayacak sorunlar sebebiyle birden bire ölüm riskleri bulunmaktadır. Sultan Papağanları tamamıyla hastalığın esiri olana kadar belli etmezler, yani belirtiler çok fazla dikkat edilmediği sürece görülmez. O yüzden veteriner muayenesini rutinleştirmek faydalı olacaktır. Sultan papağanlarında kronik görülen rahatsızlıklar aşağıda yer aldığı gibidir:

  • Hapşırık: Sultan papağanları günlük rutin olarak birkaç kez hapşurabilirler. Bu durumda endişelenecek herhangi bir şey yoktur. Kuş burunlarında biriken tozları atabilme amacıyla hapşuran sultan papağanlarında hapşurma günde 2’den fazlaysa veya hapşuruk esnasında doğal olarak ortaya çıkabilecek akıntının rengi koyu renkliyse hemen veterinere başvurulması gerekir.
  • Böbrek Yetmezliği: Sultan papağanlarının kronik problemlerinden birisi böbrek yetmezliğidir. Çoğu zaman son evreye kadar belirti göstermezler. Eğer ilk evrelerde bu sorun ortaya çıkarsa ilaç tedavisiyle bu sorun giderilebilir. Fakat son evrede tespit edilmişse ne yazık ki, kurtarmak için yapılacak herhangi bir şey yoktur.
  • Ateroskleroz: Sultan papağanlarında görülen bir diğer hastalık ise budur. Damarların iç duvarlarında insanlarda da olduğu gibi kolestrol, yağ ve enflamatuar atıklarının birikmesi sonucunda kendini gösteren kalınlaşma olarak tanımlanmaktadır. Halk arasında buna damar sertleşmesi adı da verilmektedir. Genel olarak yavru veya genç sultan papağanlarında değil, yaşlılarda görülür.
  • Kronik Yumurtlama: Dişi sultan papağanlarında görülen bu rahatsızlık sık sık görülebilmektedir. Yumurtlayamayınca yumurtaların birbirine yapışması sonucunda bu rahatsızlık ortaya çıkar. Bu rahatsızlığın getirdiği tek problem bu yumurtaların yapışması değildir. Bu yumurtalar dişi sultan papağanının vücudunda ne kadar kalsiyum ve mineral varsa yavaş yavaş tüketmeye başlar ve sonucunda ölümü getirir.

Sultan Papağanı Karakteri ve Genel Huyları

Sultan Papağanı ile ilgili araştırılan bir diğer konu ise karakteri ve genel huyları olarak dikkat çekmektedir. Oldukça sevecen, sosyal ve komik bir kuş türü olarak dikkatleri üzerine çeken Sultan Papağanları; ıslık çalma konusunda tüm kuş türlerinden daha yetenekli canlılar olarak dikkat çekmektedir. Özellikle erkek sultan papağanları çok uzun süre ıslık seranatları yaparak insana huzur vermektedir.

Genel olarak sevdikleri insanı gördüklerinde ya da aynada kendilerine baktıklarında ıslıklı bir şekilde tepki göstermektedirler. Islık çalmadıkları ya da kafeslerinin çevresinde dolaşıp enerjisini attıkları esnada sevdikleri insanların omuzlarında, kafasında veya elinde olmak isterler.

Sultan Papağanı, nasıl bir ruh halinde olduğunu hareketleriyle belli edebilen sınırlı kuş türlerindendir. İbiğinde bulunan tüyler sayesinde sultan papağanın nasıl hissettiği çok kolay bir şekilde anlaşılabilmektedir. Dümdüz tepeye doğru bakan ibik tüyleri şaşırmış veya son derece meraklı olduğu anlamına gelmektedir. Kendini koruma altına aldığını ve o esnada şüpheci olduğunu ibiğindeki tüylerin tamamen kafasına yapışık olmasından anlayabilirsiniz.

Sultan Papağanı farklı bir kuş türünü sevmez. Eğer yavruluk sürecinden itibaren beraber büyümemişse, diğer kuş için büyük eziyet yaşatacaktır. Eğer illa farklı bir kuş türü getirmek istiyorsanız farklı kafeslere koymalısınız ve aynı anda uçmalarının önüne geçmelisiniz.

Sultan Papağanı Tarihçesi

Sultan Papağanının tarihine göz atıldığında karşılaşılan ülke Avustralya olmaktadır. Yine muhabbet kuşlarının da tarihinin dayandığı Avustralya’da; sultan papağanları yarı kurak alanlarda yaşamaktadır. Diğer birçok Yağmur ormanlarında doğasını yaşatan papağan türleri gibi tiz sese sahip olmamalarının sebebi yetiştikleri coğrafya olarak tahmin edilmektedir.

Yabani sultan papağanları yem bulabilmek adına yere oldukça yakın bir şekilde uçarlar. Sultan papağanları doğa yaşam alanlarında da evcilleştirilmiş haliyle de en kolay üreyebilen cins papağan olmaları sebebiyle en yaygın papağan türü olarak dikkat çekmektedir.

Sultan Papağanı Bakımı

Sultan Papağanı, adından da anlaşılacağı üzere sultan gibidir ve bakımı oldukça zordur. Kafeslerinin oldukça büyük olması gerekir. Kafes içerisinde çok sayıda tünek ve oyuncak bulunmalıdır. Yine kafes içerisinde uçma arzuları geldiğinde uçarken kanatlarını hiçbir yere değmemesi gerekir. Bu yüzden olabildiği kadar büyük kafesler tercih edilmelidir.

Aynı zamanda sultan papağanları kafeslerine hızlı bir şekilde uçarak girmeyi severler. Bu da yine herhangi bir yere çarpmamaları için geniş kafes ihtiyacını ortaya çıkarmaktadır. Yatay çubukları bulunan bir kafes satın almanız, Sultan papağanın günlük egzersiz ihtiyacını rahatlıkla karşılaması için gereklidir. Çünkü yatay kafes demirlerine tırmanmayı oldukça sevmektedirler.

Sultan Papağanı bakımı yapılırken kafes temizliğine oldukça dikkat etmelisiniz. Çünkü çok kolay mikrop kapma riskleri bulunmaktadır. Doğaları gereğince yerden yem arayan sultan papağanları, keşfe çıkmayı da oldukça seven canlılardır. Bundan dolayı kafeslerinin dibine kesinlikle gazete serilip, bu gazetenin üzerine zarar vermeyecek tohum veya dallar serpiştirilmelidir. Sultan Papağanlarına bunu yaptığınızda onların oldukça mutlu olduğunu görebilirsiniz. Erkek sultan papağanı için herhangi bir eş yoksa, kafes içerisine ayna koymadığınız takdirde ıslık seranatını duyamazsınız. Ancak size bakarken bu seranatı yapabilirler.

Sultan Papağanı Beslenmesi

Sultan Papağanı beslenmesi de, bu kuş türü için oldukça önem taşıyan bir konu olarak dikkat çekmektedir. Sağlıklı ve bakımları tam olan, herhangi bir rahatsızlık sahibi olmayan Sultan Papağanı; öğününün içerisinde taze sebzeler, ay çiçeği, sarı darı, buğday, kara buğday, beyaz darı ve kırmızı darı gibi farklı tohumlar tüketebilir. Bunların tamamını da kafesine koyabilirsiniz, sıra sıra da koyabilirsiniz.

Dişi sultan papağanı beslenmesi, erkeklere göre bir tık daha farklıdır. Beslenirken mutlaka ek kalsiyum içeren yemler tercih edilmelidir. Mürekkep balığı kemiği kalsiyum konusunda en çok fayda sağlayan gıdadır.

Sultan Papağanları yem verilmeden sadece tohumlarla beslendikleri takdirde, vitamin ve mineral açısından eksiklik yaşayabilirler. Vitamin, mineral ve amino asitlerin kullanıldığı doğru dengeye sahip bir beslenme planı oluşturularak; sultan papağanlarının beslenmesi yapılmalıdır. Aynı zamanda Sultan Papağanı oldukça yüksek seviyede A vitamini ihtiyacına sahip olan bir canlıdır. Bundan dolayı haftada bir kez de olsa taze sebze vermeyi ihmal etmeyin.

Sultan Papağanı beslenmesi konusunda en dikkat edilmesi gereken nokta; kesinlikle tuz, çikolata ve kafein içeren besinlerden uzak tutulmalarıdır. Şüpheli bir durum sezildiği takdirde; kuşa yeni bir şey vermeden önce veterinere danışılması önerilir.

Sultan Papağanı Temizliği

Sultan Papağanı temizliği konusunda sahibine çok büyük bir görev düşmüyor. Çünkü bu cins, kendi temizliğin kendi yapabilmektedir. Zaten günün büyük bölümünü tüylerini düzelterek ve temizleyerek geçiren sultan papağanlarının ayda 1 banyo yaptırılması onları oldukça mutlu eder. Sultan papağanı için ılık suyun bulunduğu bir banyoluk oluşturmanız, girip kendinizi temizlemesini sağlayacaktır. Bunu çok sık yapmanız önerilmez. Çünkü çok sık yaptırıldığı takdirde oldukça hassas olan bünyelerinin soğuk almasına sebebiyet verebilirsiniz.

Sultan Papağanı Egzersizi

Her kuş türünde olduğu gibi Sultan Papağınında da egzersiz noktasında dikkat edilmesi gereken birçok nokta bulunmaktadır. Bu noktalardan ilki, günlük olarak egzersiz ihtiyacını karşılaması için uçması gerektiğidir. Kafese asla kapatmamalı, günün büyük bölümünü kafesin kapısını açık tutarak geçirmelisiniz. Aksi takdirde sultan papağanı bunalacak ve egzersizlerini yerine getiremediği için enerji patlaması yaşayacak ve psikolojisi bozulacaktır.

Kafesi yatay demirli almanız, tırmanarak egzersiz ihtiyacını gidermesi noktasında oldukça önemlidir. Yine kafes genişliğinin içinde rahat rahat kanat çırpabilecek büyüklükte olması da egzersiz ihtiyacını karşılama noktasında ona yardımcı olacaktır.

Sultan Papağanı Eğitimi

Sultan Papağanı eğitimi konusunda tecrübesiz kişiler tarafından eğitim verilmesini önermiyoruz. Çünkü eğitmeye çalışırken, hayvanı rahatsız edip; psikolojik sorunlar meydana getirebilirsiniz. Bu konuda bir uzmanla çalışmanı en mantıklısı olacaktır. Elden yem yeme, sahibinin omzuna konma ve ayna ile sahibi karşısında ıslık çalma içgüdüsel davranışlarıdır. Bu sebepten dolayı herhangi bir şekilde bunlar için ek çaba sarfetmenize gerek yoktur. Sadece yavruyken değil, yetişkinken aldıysanız; size alışması için ona ortalama 14 günlük bir süre vermeniz gerekmektedir.

Kategoriler
Genel

Su Çulluğu(Gallinago Gallinago)

 Su çulluğu(gallinago gallinago),  çullukgiller familyasına ait bir kuş türü olarak karşımıza çıkar.  Yapı itibariyle;  küçük,  bodur olarak dikkat çeker.  Erişkin su çullukları,  tam olmasa da yaklaşık 25 CM boyuna erişmiş olurlar.  Ayrıca,  39-45 cm’de kanat açıklıkları vardır.  Yeşil ve gri bacaklara sahiptirler. Çok koyu renkte ve uzunlukta da gagaya sahiptirler.  Vücutlarının en üstü soluk,  alt kısımlarıysa benekli ve kahverengidir…   Gözleri boydan boya koyu çizgiden oluşur.  Aşağı ve yukarı kısımlarıysa;  açık renkli çizgilerden oluşmuştur.  Kanatları,  sivri bir uca sahiptir.  Yumuşak çamurda ne buldularsa onu yerler.  Genel olarak;  böcek,  bitkisel materyaller ve yer solucanlarıyla beslenirler. 

Su çulluğu,  ayrıca ortalıklarda fazla görünmez fakat sesi çok fazla çıkar.  Hatta bu kuş türüne Almanya’da;  göklerin keçisi ve meleyen kuşta deniliyor.  Ve bu ilginç tür,  2013 yılında Almanya’da,  2013’ün kuşu seçilmiştir. Su çulluğu türündeki kuşlar, Almanya tarafından batakları koruma simgesi olarak seçilmiştir. Büyüklüğü bakımından martıya benzer.  Maalesef avcılık yüzünden bu güzel ve ilginç kuş türünün nesli tükeniyor.

Kategoriler
Genel

Sinek Kuşu ve Özellikleri

Sinek Kuşu, küçük boyutuyla ve kanat çırpış hızıyla oldukça şaşırtıcı bir kuştur. Hiçbir kuş türü geriye uçmayı başaramazken, Sinek Kuşu bunu rahatlıkla yapabilmektedir. Çok hızlı bir şekilde kanat çırpan bu kuş türü, inanılmaz derecede enerji harcamaktadır.

Kolibri familyasına mensup olan bu kuş türü, özellikleri bakımından oldukça donanımlıdır. Birçok farklı şekilde adlandırılan Sinek Kuşu, gösterişli tüyleri ile dikkatleri üzerine çekmektedir. Sinek Kuşu cinsleri ortalama olarak 11 cm boylarındadır. Ortalama ağırlıkları 3 gram olan bu kuş türü; 20 gram ve üzeri olabildiği gibi, 1.8 grama kadar da düşebilirler.

Bütün Sinek Kuşu türlerinin kendi arasında ortak bir özelliği bulunmaktadır. Bu özellik, bütün türlerin vücudunda yeşil renk bulunmasıdır. Bunun haricinde bütün Sinek Kuşları çiçekten beslenirken çiçeğe konmak yerine, hızlı kanat çırpışı sayesinde havada asılı kalmaktadır.

Diğer kuş türlerinden farklı şekilde uçan sinek kuşu, gözle görülemeyecek derecede hızlı kanat çırpmaktadır. Bunun yanı sıra rüzgarın gelişine ve oluşan hava akımına göre de dengede kalabilmektedir. Daha öncede belirttiğimiz gibi bunlara ek olarak geriye doğru uçabilen tek kuş türü olma özelliğine de sahiptir.

Sinek Kuşu yuvasını ağaçlara yapmaktadır. Üreme döneminde ise bu yuvaya 2 adet yumurta bırakmaktadır. Zaman zaman göç etmesi gereken bu kuş, döndüğünde yuvasının nerde olduğunu müthiş derecedeki hafızası sayesinde kolayca bulabilmektedir.

Sinek Kuşu Beslenmesi

Sinek Kuşunun ana besin kaynağı çiçek nektarıdır. Çok nadir zamanlarda böcek yemeyi tercih eden bu kuş türü, oldukça hızlı bir metabolizmaya sahiptir. Sinek Kuşunun kalbi bir dakika içerisinde 1260 kez atabilmektedir. Bu kalp atışının çok fazla besinle sağlandığı bilinmektedir. Sinek Kuşu, çoğu zaman ağırlığından daha fazla besin tüketmektedir. Besin tüketemediği zamanlarda ise; adeta kış uykusuna yatarak, kalp atış sayısını bir dakika içerisinde 50 sefere kadar düşürebilmektedir.

Sinek Kuşu, beslenme sırasında içerisinde nektar bulunmayan çiçeklere yöneldiğinde boşa vakit kaybetmiş olur. Fakat bu kuş, müthiş bir hafızaya sahiptir. Sahip olduğu hafıza sayesinde daha önce nektar aldığı çiçekleri hatırlamaktadır. Bu özelliği sayesinde daha önce içerisindeki nektarı aldığı çiçeklere uğramayarak vakit kaybetmemektedir.

Kategoriler
Genel

Sığırcık

Sığırcık kuş türleri rengi çok koyu, kafaları düz ve gagaları sivri kuş türleridir. Kanatları sivri uçludur ve uçarken üçgen şeklinde görünürler. Erişkinliğine ulaştıklarında renkleri siyahımsı bir hal alır. Gagaları sarı ve ayakları turuncu renktedir. Gövdelerinin alt kısmında yer alan koyu ve kuyruk altları da pul desenlidir. Islıklı, tekrarlı ve taklitçi sesler çıkaran bu kuş türleri başka kuşların ötüşlerini de taklit ederler.

Sığırcık Yaşam Alanları

Sığırcıklar genellikle seyrek ormanlar, tarım arazileri, parklar, meyve bahçeleri, şehir merkezleri ve açık araziler gibi yerlerde yaşarlar. Sığırcık yaşam alanlarıüreme dönemlerinin dışında çayırlar, sulak alanlar ve tarlalarda görülürler. Yayılımları ise Türkiye, Orta ve Kuzey Avrupa, hazar gölünün batısında, Yunanistan, Norveç, İsveç, Finlandiya, Rusya ve Danimarka gibi ülkelere kadar geniş bir yelpazedir. Kış dönemlerinde Afrika’nın kuzey batısında da yer almaktadırlar.

Sığırcık Davranışları

120 kadar türü olan sığırcık kuşlarının kuluçka süreleri 11 ile 13 gün arasındadır. Genellikle 3-5 arası yumurtaları olur. Erkek ve dişiler kuluçkaya sırayla yatmaktadır. Yuvalarını çalı, sap ve kök parçaları gibi malzemelerden yaparlar.

Uyurken büyük sürüler halinde toplanırlar. Toplandıkları alanlar genellikle ormanlar, sazlıklar ve ağaçlık alanlardır. İnsanlara kolaylıkla alışabilen bu kuş türleri diğer hayvan seslerini de taklit etmek gibi ilginç bir özelliğe sahiptirler.

Sığırcık Beslenmeleri

Besin aramak için yerde sıçrayarak gezerler ve sığırcık beslenmeleri genellikle tırtıl, solucan ve kurtlardır. Bunların dışında zeytin ve meyveler de başlıca besinleri arasında yer almaktadır. Çekirgeyle de beslenen bu kuş türlerinin bazıları meyve israfı yaparlar. Bu özelliklerinden dolayı da genellikle çiftçiler tarafından sevilmemektedirler. Geniş bir besin yelpazesi bulunan bu kuş türleri topraktan solucan çıkarmak için de gagaları ile toprağı deşerler.

Kategoriler
Genel

Serçe Kuşu ve Özellikleri

Serçe, Türkiye’de oldukça yaygın olan bir kuş türü olarak kendini gösterir. Özellikle İç Anadolu Bölgesi’nde yüzlerce üyeden oluşan serçe grupları görmek mümkündür. Sürekli öten serçeler, özellikle sabah saatlerinde ortamın sessiz olmasıyla birlikte duyulur. Serçe seslerinin insan psikolojisi üzerinde olumlu yönleri olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Küçük kuşlar grubunda yer alan serçe kuşunun boyutu 10 ila 15 cm aralığında değişim göstermektedir. Başka kuşların özelliğinden de anlaşılacağı üzere; yumurtalarını benekli bir şekilde yapan serçe kuşları, özellikle kuluçka dönemlerinde dikkatleri üzerine çekerler. Çünkü kuluçka dönemleri tüm kümes hayvanlarına kıyasla daha kısadır. Genel olarak 15 gün boyunca kuluçkada kalır.

Serçe kuşları, doğal ortamlarına bırakıldığında eğer olağanüstü bir olay gerçekleşmemişse; 25 yıla kadar rahatlıkla yaşayabilirler. Fakat beslenmeden kaynaklı sorunlar gibi çevresel etkenler sebebiyle günümüzde ömürleri 15 yıla kadar düşmüştür. Bunun temel sebebi, hava kirliliği olarak tahmin edilmektedir.

Serçe kuşları asla göç etmezler. Yerleşiktir ve koloniler halinde yaşamaktadırlar. Koloniler birbirlerine oldukça bağlıdır. Eğer bir kuş kaybolursa; o kuşu bulmak için aylarca araştırma yapabilirler. Bu sebepten dolayı yaralı bir serçe kuşunu eve alıp bakım yaptığınızda; banyo camından, tuvalet camından evin içerisine bir sürü kuş girmesine sebep olabilirsiniz.

Serçe kuşların 1 numaralı düşmanları kedilerdir. Ardından ise yırtıcı kuşlar gelmektedir. Kediler, serçe kuşunun sesine dahi tahammül edemeyen hayvanlar olduğu için bir arada yaşamaları imkansızdır.

Serçe Kuşları Nasıl Beslenir?

Serçe kuşları, doğal yollarla beslenen hayvan türüdür. Her ne kadar tahıl, böcek ve solucandan tohuma çok geniş bir yelpaze içerisinde beslenmeye yatkın olsa da; insan faktörünün değişim meydana getirdiği hayat şartlarından dolayı insanoğlunun ürettiği birçok çeşitte yiyecekle de beslenebilirler.

Tahıl taneleri ve tomurcuklar, besin kaynaklarının oldukça yüksek bölümünü oluştururlar. Bundan dolayı Dünya genelinde “tarlalar için zararlı kuşlar” kategorisinde yer almaktadırlar.

Serçe kuşları, birçok kez evcilleştirilmeye çalışsa da; bu anlamda başarılı sonuçlar elde edilememiştir. Doğal yaşam alanları doğa olan serçe kuşlarını evcilleştirmek için çaba sarfetmek, psikolojik anlamda onları kötü duruma sürükleyecek ve kısa sürede hayatın kaybetmesine sebep olacaktır.

Kategoriler
Genel

Sarı Gagalı Dağ Kargası

Sarı gagalı dağ kargası; karga ailesinin mensubudur.Ancak bu kuş türünün gagası kıvrık ve uzun olması ile beraber sarı renktedir. Bu kuş türü 36 ile 39 santimetre uzunluğundadır. 65-74 santimetre genişliğinde olan bu kuş türü kırmızı gagalı kargaya nispeten daha uzun kuyruğa sahiptir. Sarı gagalı dağ kargası kırmızı gagalı kargadan daha kısa kanatlara sahiptir. Sürü halinde yaşayan bu kuşlar sesi ile kırmızı gagalı kargalardan ayrılır. Yaz aylarında çoğunlukla böcekler ile beslenen bu kuşlar meyveler ve artık etler ile de beslenir.

Sarı Gagalı Dağ Kargası Yaşam Alanı

Mağara ya da uçurum kenarı gibi kayalık yerlerde yuva kurabilirler. Avrupa’nın yüksek dağlarında yaşayan bu kuşlar Alplerde de yaşar. Sarı gagalı dağ kargası yaşam alanı orta Asya ve Hindistan gibi yerlerde de vardır. Kuyruklarının uç kısmı yuvarlak olan bu kuşlar kanat altlarında iki ayrı renk tonunda tüylere sahiptir. Siyah tüylerinde yeşil ile mavi arası parlamalar görülür. Dişileri ile erkekleri aynı görüme sahiptir. Genç sarı gagalı dağ kargalarının renkleri daha mattır.

Tüylerinde parlamalar görülmez. Erişkinlerinden daha koyu kahverengi tonlarında olsa da sonbahar aylarında kırmızı rengine yaklaşır. Kırmızı gagalı kargalar ile benzer yerlerde yaşarlar. Bu nedenle akrabaları olan kırmızı gagalı kargalar ile karıştırılabilir.

Sarı Gagalı Dağ Kargası Özellikleri

Sarı gagalı dağ kargası ile kırmızı gagalı karga arasındaki en belirgin farklılıklardan biri kanat ile kuyruk boyu oranıdır. Sarı gagalı dağ kargası yaklaşık olarak eşit kanat ve kuyruğa sahipken kırmızı gagalı karganın kanadı daha geniş ve büyüktür.Sarıgagalı kargaların kanatları gövdeye doğru daralır. Kırmızı gagalıya göre daha yuvarlak kanatlara sahiptir. Sarı gagalı dağ kargası özellikleri diğer kargagillere benzese de kendine has görünüşe ve davranışlara sahiptir. Nisan sonu ve mayıs başı gibi üreme dönemine girerler. Koloniler halinde kuluçkaya yatan bu kuş türü iri yuvalar yapar. Çalı ve dal parçalarından yaptıkları yuvalarını kıl ve tüyler ile döşerler. Yumurtaları beyaz ile krem rengi arasındadır. Yumurtaları gir-yeşil ve kahverengi lekelere sahiptir. 30 gün boyunca yuvada kalan yavrular iki eş tarafından büyütülür.

Kategoriler
Genel

Saka Kuşu

İspinozgillere ait bir kuş türü olan saka kuşu parlak renklere sahip, kafesler de beslenen ve ötüşü ile ilgi çekmesi ile çok tercih edilen kuş türüdür. Bazı bölgeler de azat kuşu olarak da anılır. Ötüşünün beraberinde görselliği ile de ilgi odağı olan saka kuşları farklı tüylerin desenlerine ve renklerine sahiptir. Görünümleri serçeyi anımsatsa da kendilerine özgü renkleri ile hemen fark edilmektedirler. Erişkinlerde kafa yapısında ki kırmızı rengi ile gözlerindeki siyah tüyler uyum halindedir. Boyun yanları ve başın üst kısımları siyah ve geride kalan kısmı parlak beyaz renkten oluşmaktadır. Sırt rengi kahverengi ve kanatlarında sarı şeritler ile beyaz benekler bulundurur. Renk cümbüşü olarak hafızalarda kalan saka kuşları boyutları 12-13 cm’dir. Kafes ortamında 14 yıla yakın yaşam sürdürebilen sakalar doğal hayatta 6-8 yıl arasında yaşayabilmektedir. 

Saka Kuşu Yaşam Formu

Saka kuşun birçok formu vardır. Yaşam alanları değişmekle beraber genellikle Avrupa, Türkiye, İran, Orta Asya’nın batısı, Fas, Cezayir, İngiltere’nin güneyi, Rusya’nın Karadeniz’e yakın bölgeleri denilebilir. Saka kuşunu Türkiye’nin hemen her coğrafyasında yaz kış görmek mümkündür. Genel olarak ağaçların bol olduğu alanlarda yaşamlarını sürdürürler. Doğa da deve dikeni tohumuyla beslenmektedir. Sürü halinde yaşayan bahçelerde ve parklarda karşılaşabileceğimiz bir kuş türü olan saka kuşu küçük sürüler halinde görülür. Ağaçlara kurdukları yuvaları yerden ortalama 4-10 metre yükseklikte olur.

Gezgin kuş grubunda bulunan Saka kuşu kısa süreli göçler gerçekleştirir sonrasında tekrar yuvasına döner.

Kafeste beslenen saka kuşu beslenmesi özel karışım yemleri ile gerçekleştirilir.

Saka Kuşu Türleri

Saka kuşu erkeğinin başında ki kırmızı renk daha fazla alana yayılmış geniştir. Boyutları biraz daha büyük ve gagaları da daha sivridir. Birçok renk ve desen de farklı görünümlere sahip saka kuşunun çokça türü bulunmaktadır. Bunlardan en çok bilinenler saka kuşu türleri ise şunlardır;

Anadolu sakası: Küçük formlarda daha minik olurlar. Oldukça cana yakındır. Kafese uyumu da bir hayli kolaydır.

Akdeniz sakası: Ilıman iklime uyumludur, Akdeniz’in kıyı bölgelerinde sıkça rastlanmaktadır.

Sibirya sakası: En iri büyük olan bu türdür. Dikkat çekici görünümü ile hafızalara kazınan bir türdür. Yapısı yabani ve kafes ortamına uyumlu değildir. Sert geçen iklimi atlatmak için Kasım Aralık aylarında göç ederler. Genellikle Kuzey Amerika’ya göçen sakalar bu göç zamanlarında da yakalanmaları gerçekleştirilebilir.

Keneset: Görüntüsünden dolayı bu ismi almış olan kuş, ense bölgesin de küçük bir kızıllığa sahiptir.

Mart Sakası: Göç ettikleri zaman Mart ayıdır. İsmini de buradan almış olan bu tür Kanarya ile çiftleştirilmesinden yeni tür kuşlar elde edilmektedir. Ötüşü ile en dikkat çeken kuştur.

Beyaz saka: Silme ak gerdan isimi de kullanılan bu tür tamamen beyaz tüyler ile kaplıdır. Bir kısmında ise kanat uçlarında biraz kızıllıklar görülebilir.

Himalaya Sakası: Renklerinde ve ötmelerinde farklılık oluşturan bu tür ismini de bulunduğu ve yaşam gösterdiği Himalaya dağlarından alır. Kafa kısmında siyah renk görülmez.

Saka Kuşunun Beslenmesi Ve Ek Besin

Doğada beslenirken çeşitlilikten yararlanan saka kuşları tohum, yaprak ve meyveleri tüketmektedir. Kafes bakımında saka kuşu beslenmesi için kullandığınız çeşitli yemlerin yanında meyveler ile karışım sağlayarak çeşitlilik sağlamanız mümkündür. Tükettikleri meyveler; elma, çilek, kayısı, karpuz, armut. Saka kuşları ıspanak, brokoli gibi yeşillikleri de severek yerler bunlar da beslenme de kullanılabilir. Yemleri ise ; marul tohumu, turp tohumu, rapisha, yulaf, sarı haşhaş tohumu ve kara lahana tohumları.. Sakalar doğal yaşamda ağaç yapraklarını rahatlıkla tükettikleri için kafes içinde beslenecekleri dallardan bulundurabilirsiniz. Bunlar karaağaç ve söğüt olabilir.

Saka kuşları ek besin olarak hem bizler için hem de doğadaki bütün canlılara fayda sağlayan yumurtayı kullanabilirsiniz. Yumurtayı haşlayıp kabukları ile parçalar ezerseniz besleyici vitamin dolu bir ek gıda elde edeceksiniz.

Saka Kuşlarında Üreme

Mart sonu ve Nisan aylarında saka kuşları üremek için kendi seçtikleri çiftlerini bulmuş olurlar. Eşleştiklerine göre sıra yuva bulmaktadır. Eşleri ile yuva aramaya başlarlar. Doğada ki yaprak dal çalılardan yardım alarak yuvalarını inşa eder. Ağaçlara kurdukları yuvanın sonunda dişi kuş yuvaya 4 ile 6 arasında yumurta bırakır. 14 gün kuluçka dönemi sürer bu sürenin sonunda çatlayan yumurtalardan yavru sakalar çıkmaya başlar. Yumurtalar belirli zaman aralıkları ile yumurtladığı için yavruların birbiri ile buluşması hemen gerçekleşmez. Bazen saatler bazen birer gün ara ile yavru sakaların yumurtadan çıkması tamamlanır. Yeni yumurtadan çıkan yavruları beslemek dişi anneye düşer. Yavrularını kısa zamanlarda devamlı besler. Bu beslenme süre iki hafta sürer. Bu süre içerisinde yavrular besin ile gelişir ve tüylerinin çıkması tamamlanır. Beslenme süresini tamamlayan yavrular için artık uçma vakti gelmiştir. Ve ilk uçma yumurtadan ilk çıkan ve diğer yavrulara göre daha gelişim sağlayan yavrunundur. İlk uçuş yavrular için bir hayli zor olacaktır.

Yavru Sakalar İçin Beslenme

Yavru sakalar anneleri tarafından yarım saatte bir beslenmektedir. Bundan dolayı saka yavru beslenmesi yavruları sık sık beslemeniz gerekecektir. İlk besinleri için hayvansal proteinler ile beslenmesi daha sonra bitkisel gıdalara geçilmesi sağlıklı olmalarına yardımcı olur.  Yumurta sarısı, çimlendirilmiş tohumlar ve hatta kırmızı elma yavru saka kuşu için besleyici bir kaynaktır.

Saka Kuşu Bakımı

Her canlının bakımında özen gösterilmesi gerektiği gibi saka kuşu bakımında da dikkat edilmesi gereken noktaları vardır. Temastan hoşlanmayan saka kuşlarını fazlaca ellemek ve sürekli temas ile sevmek doğru değildir. Çabuk strese girer ve küserler. Bu küçük kuşların hassas olduklarını bilerek temasta bulunmamak iyi bir tercih olacaktır. İçme suyunu taze bulundurmalı sık sık değiştirmelisiniz. Sıcaklık değişimleri ve ani ısı farklılığı bağışık sistemini olumsuz etkiler. Sağlıkları ve uzun ömürlü olabilmeleri için bakım ve sağlığa uygunluk önemlidir su ve yem kaplarını mümkün oldukça her gün yıkamalısınız. Uzayan tırnaklarını özenle kesmelisiniz.

Saka Kuşlarında Kafes Özelliği

Sahip olduğunuz yeni saka kuşunu kafesine alışması ve benimsemesi için ona zaman vermelisiniz. Yeni kafesini önce keşfedecek daha sonra etrafı ile ilgilenmek isteyecektir. Bir süre kafesten çıkarmamak alışmasına yardımcı olacaktır. Alışkın olmadığı ortam da panikleyecek ve uçarken etrafa çarparak kendine zarar verecektir. Ani ve hızlı hareketlerden hoşlanmazlar. Hassas olduğunu ve çabuk korkacağını bilerek yaklaşmalısınız. Kafeslerin boyutu tercihe göre değişiklik göstermesi ile birlikte kafes özelliği ortalama 100x50x80 cm olması önerilir.Saka kuşları yıkanmayı ve serinlemeyi severler. Kafesine içmesi için koyduğunuz su haricinde zaman zaman yıkanması ve rahatlaması için de su bulundurabilirsiniz.

Kafes kullanımı yüksek bir yere asmanız veya sürekli hareketten uzak bir bölümde bulundurmanız sakaya kendini daha güvende ve rahat hissetmesini sağlayacaktır. Alışma süreci biraz zaman alan bu tür için sabırlı olmalısınız.

Kafes temizliği de önemlidir. Hijyenik olması için mümkün oldukça her gün temizlemenizde fayda vardır. Yem yerken kafesini dağıtacak ve boş yemleri ayıramayacaktır.  Kafes içine yerleştirdiğiniz kağıdı günlük değiştirmeniz saka kuşunun dışkı ile teması azaltılmasında etkili olur.

Kafesin genelini ve tüneklediği çubuğu en az hafta bir defa temizlemelisiniz. Veterinerin önerdiği zamanlar da parazit aşılarını uygulayabilir ve sağlıklı kalması sağlanabilir.

Kategoriler
Genel

Penguen

Kuşlar genellikle uçabilen canlılar olsa da, penguenler yapıları gereği uçamazlar. Genellikle soğuk bölgelerde yaşamasıyla bilinen penguenler Kuzey yarım kürede görülmezler. Kuzey kutbunda da penguen görülmez. 17 alt türü bulunur. Yaşadığı bölgenin iklim özelliklerine göre boyutları ve tüy yapıları farklılık gösterir. Uzunlukları 30 ile 105 santim arasında değişir. Penguenler içinde en büyük olan tür İmparator penguenlerdir. Boyu 1 metre 30 santime ulaşan imparator penguenler bulunur. Genel olarak penguenlerin daha sıcak bölgelerde boyutları daha kısadır. Bazı penguen türlerinin ağırlığı 45 kilogramı bulabilir. Anatomik özelliklerinden dolayı dik bir pozisyonda ayakta durabilirler. Yüzebilen kuşlardır. Denizdeki canlıları avlayarak beslenirler. Sürü halinde yaşarlar. Üreme döneminde de binlerce kuluçka kolonisi bir arada bulunur.

Penguenin Fiziksel Özellikleri

Penguenin fiziksel özellikleri diğer kuş türlerinden farklılık gösterir. Özellikle tüy yapısı diğer kuşlardan oldukça farklıdır. Kanatlarında uzun telek tüyleri bulunmadığı için uçma özelliği yoktur. Fakat kanatlarını sıklıkla vakit geçirdiği denizde yüzmek için kullanılır. Kanatları başarılı birer yüzgeç görevi görürler. Ayrıca kanatlarını buzun üzerinde kayarken yardım almak için de kullanırlar.

Yüzükoyun buzun üzerinde kayarak kilometrelerce mesafe gidebilirler. Sırt kısmındaki tüyleri siyah veya gri karın bölgesindeki tüyleri ise beyaz renklidir. Vücutları tüylerle kaplıdır. Derilerinin altında ise kalın bir yağ tabakası bulunur. Bu sayede soğuktan korunabilirler. Kısa kuyruğu ve vücudunun gerisinde bulunan ayakları vardır. Baş bölgesinde bulunan tüyleri alt türlerine göre farklı renklerde olabilir.

Penguen Özellikleri

Penguen özellikleri arasında en gelişmiş olanı yüzebilme kabiliyetidir. Avlanmak için vakitlerinin çoğunu denizde geçirirler. Yalnızca üreme mevsimi geldiğinde karada vakit geçirirler. Denizde yüzme hızları anatomik yapıları sayesinde saatte 10 deniz mili hızına ulaşabilir. Tehlikelerden kaçmak ya da avını daha hızlı yakalayabilmek için yüzme hızlarının iki katına çıkabilirler. Soğuk koşullarda hayatta kalabilmek için bazı özelliklere de sahiplerdir.  Bulundukları iklimin özelliğine göre vücut ısıları kendiliğinden uygun hale gelebilir. Bunun için deriye giden kan miktarını azaltır ya da yükseltir, tüylerini dikleştirerek de ısıdan korunmaya çalışır. En çok bilinen penguen türleri imparator penguenler, kral penguenler, Galapagos pengueni, küçük penguenlerdir. Penguen türü ne kadar Güneyde bulunursa ağırlıkları ve uzunlukları da o ölçüde artar. Yüksek vücut ısıları sayesinde soğuktan etkilenmezler.

Kategoriler
Genel

Pelikan

En çok tanınan ve hatta en çok sevilen su kuşlarından biri olan Pelikan, uzun gagaları ve bembeyaz tüyleriyle göz kamaştıran güzelliğe sahip hayvanlardır. Gagaları genellikle açık- koyu sarı renkteyken tüyleri beyazdır. Gagalarında besin toplamak için büyükçe bir keseleri vardır. Bir besini yemeden önce gagalarında toplayarak daha sonra tüketirler. Bu özellikleri, avlanmaları için büyük bir avantaj sağlar. Boğazlarında da suyu süzen bir yapı vardır. Ayrıca gagalarında bulunan bu kese genişleme özelliğine de sahiptir.

Genellikle soluk beyaz tüyleri olmasına rağmen bazı pelikan türlerinde kahverengi tüylerde bulunabilir. Toplu halde yüzdüklerinde pembe renkte de görüldükleri olmuştur. Zaten koloni halinde yaşayan kuş türleri arasındadır. Bu nedenle genellikle toplu halde görülürler. Su kuşlarından olan pelikanlar, yuvalarını daha çok otluk alanlara yaparlar. İyi derecede yüzme yeteneğine sahiplerdir. Ilıman iklimde yaşamaya elverişli oldukları için kış aylarında daha sıcak bölgelere göç ederler.

Pelikanların Yaşamı

Pelikanların yaşamı genellikle balık tüketerek devam eder. Su kuşları oldukları ve uzun süre yüzdükleri için balıkla beslenmelere gayet doğaldır. Perdeli ayakları sayesinde çok iyi yüzebilirler. Bu süreçte gagalarındaki kese çok önemlidir. Çünkü avlanırken balıkları bu kesede biriktirir daha sonra yerler. Balıkları yerken kesedeki suyu süzmek için boğazların perdeyi andıran bir süzgeç vardır. Büyük balıkları yerken zorlanabilirler. Bunun için balığı fırlatarak direkt yutmak, pelikanları farklı kılan özelliklerindendir. Doğal yaşam alanlarında 15 ile 25 yıl arası yaşayabilirler. Kuluçka süreleri yaklaşık 1 ay olmakla birlikte 1 aydan fazlada olabilir. Yumurtadan çıkan yavrular ilk olarak tüysüz olurlar. İlerleyen dönemlerde siyaha çalan kahverengi tüyleri çıkmaya başlar.

Kategoriler
Genel

Peçeli Baykuş

Ülkemizde en çok bulunan baykuş türlerinden bir tanesi de peçeli baykuş. Açık renkli yapısı ile bilinir. Yüz bölgesinden, karın dış yüzeyine ve göğüs kısımlarına kadar olan yerleri beyaz renkli olmaktadır. Yaratılışları gereği yüzleri kalp şeklinde olan kuşlardır. Göz renkleri genel olarak koyu olan renklerden meydana gelmektedir. Sırt kısımları sarıya yani bej rengini andıran kısımlardan meydana gelir. Kanatları daha çok aşağı kadar uzanan ve oldukça uzun bir yapıdadır. Bacaklarını meydana getiren noktaların tamamı oldukça uzun olması ile boy ölçülmesi pek söz konusu olmaz. Boy uzunlukları ortalama olarak 33 ile 39 cm arasında değişiklik göstermektedir.

Peçeli Baykuş Yaşam Alanı

Peçeli baykuş yaşam alanı olarak daha çok kurak olan iklimleri tercih eder. Burada ağaçların az olduğu daha çok geniş arazileri, tarımsal olan arazileri ya da açık olan alanları kullanırlar. Viran hale gelmiş olan binalar içerisinde harabe olan yerlerin oyuk kısımlarına yuva yaparak buralarda yaşamları sağlanır. Yiyeceklerini daha çok kurbağalar, böcekler ya da tarla fareleri ile sağlarlar. Sesleri uzatarak adeta acının içinde yakınmaya benzeyen bir ton ile hem korkutucu hem de ürpertici bir tıslama olarak çıkar. Geniş olan bahçeler içerisinde yaşamlarına devam eden ve tarımsal kimyasal ilaçları, besinleri ve insanlara olan baskı ile türlerine göre bir tehdit unsuru olmaktadır. Ülke içerisinde genel olarak peçeli baykuş türlerinden oluşur. Batı, Orta ve Güneydoğu Anadolu içerisinde kırsal olan kesimlerde görmek daha çok mümkün olmakta.

Peçeli Baykuş Genel Özellikleri

Peçeli baykuş genel özellikleri arasında ilk olarak başının büyük ve her yerinin tüyle kaplı olması gelir. Kuyruğunun kuşlara oran ile kısa olması kanatların daha uzun ve enli olmasına yardımcı olur. Diğer türde olan baykuşların kanat yapıları adeta bir insan boyutu kadar olmaktadır. Tabi ki sadece bu değil bir de serçe boyutunda kanatları olan serçe türleri de yer alır. Gaga kısımlarının oldukça kıvrık olması pençelerinin keskin ve kancalarının tırnaklı olması bilinir. Kıvrak parmaklı oluşu da bilinen özelliklerden birisi. Sadece avı için oldukça güçlü olan pençelerini odaklamayı tercih ederler. Baykuşların genel olanları ıssız ve tenha olan yerler içerisinde avını avlamayı seçer. Tüm beden kısımları yumuşak ve ince tüylü olması ile bilinir. Tüyler uçuşa geçtikleri anlarda susturucu görevinde yer alır. Ve uçuş sırasında bu kuşların kanat çırpma seslerini duymaya da imkan yoktur.

Gözleri oldukça iridir. Gözlerinde yer alan oyuk sayesinde hareket işlevini yapamaz ve keskin bakışları vardır. Adeta arabalarda yer alan far gibi yuvalarında oldukça sabit kalırlar. Boyun kısımlarının tam 270 derece açı ile dönerek etrafını izleme özelliği vardır. Ebat olarak dişiler erkeklerden daha iridir ve yuvalarına bir üreme sırasında 2 ile 10 arasında yumurta bırakması söz konusu olmaktadır. Kuluçka süreçlerine yattıkları adımlarda bu konumlarına göre yumurtadan çıkma süreleri 30 ile 40 gün arasında değişiklik göstermektedir. Yumurtadan çıkan ilk yavruların çıktıkları an hem kulakları hem de gözleri kapalı olur. Yavruların yuvada kalma süreleri de gelişimlerine göre değişiklik gösteren adımlardan bir tanesidir.

Peçeli Baykuşlarda Görme Kabiliyetleri

Peçeli baykuşlarda görme kabiliyeti oldukça fazladır. Mor ışıkların görüntülerine neden olan kimyasal bir maddenin oluşmalarına neden olur. Bu durum ise hücrelerin en minik ışık altında dahi kimyasal bir uyarıya dönüşmelerine neden olacaktır. İnsanlar yalnızda bir ışık için yanmasını da gördüğü gibi baykuş bu noktada nesneleri olduğunca net görmek için tercih edilir. Tüm kuşlarda üst gözlerinde yer alan kapaklarda alt gözlerine değme durumlarında bu biçimleri baykuşların tam tersi yapması da dikkatleri çeken adımlardandır.

Peçeli Baykuşlarda İşitime Duyuları

Peçeli baykuşlarda işitme duyuları en az görüş kadar hassas olmaktadır. Her nasıl oldukça az olan ışık içerisinde dahi avlarını tutma yetileri olduğu gibi gece karanlık anlarda duyma yetileri de yer almaktadır. Az olan ışık içerisinde avlarını tutabilme gibi yetileri kulakların en minik sesleri dahi duyacak kadar duyarlı olmasından kaynaklanır. Oldukça hassa bir yapı gösteren kulakları gece tenha durumlarında bile uçabilen pervaneyi kanatlanan sesi ile ya da herhangi bir şeyin kemiriliyor olduğunu bazı anlarda iğnenin yere düşmesini anlamasına dahi yardımcı olur.

Peçeli Baykuşların Baş Tüyleri

Peçeli baykuşlarda baş tüyleri bir kaşık modelinde ve adeta ses sinyali gibi kulağında toplanmasına yardımcı olur. Bazı baykuş türleri içerisinde kulak delik kısımları o kadar iri olmaktadır ki baş kısmının da yanlarının tamamının tüyler ile kaplı olmasına neden olur. Bu ses titreşimleri o an kulak kısımlarına vurduktan sonra ise diğer kulağına da aynı şekilde gelmektedir. Bu baykuşların hayatları üzerinde olan ufak zaman dilimleri ise aslında ses titreşimlerinin de geliş yönüne uygun bir şekilde tespit edilmesi ile yer alır. Baykuşların hayatlarında enteresan bir şekilde olarak kulaklarında perdeler yer almaktadır. İstediği anda bu perdelerin açılması mümkün olurken istediklerinde de kapatma özelliklerine sahip olmaktadır. İstirahat durumlarına çekildikleri anlarda ağır olan uçları ile kulakların perdelerini açarlar ve süratli uçma durumlarında tekrar kapatma adımlarını da tercih ederler.