Kategoriler
Genel

Peçeli Baykuş

Ülkemizde en çok bulunan baykuş türlerinden bir tanesi de peçeli baykuş. Açık renkli yapısı ile bilinir. Yüz bölgesinden, karın dış yüzeyine ve göğüs kısımlarına kadar olan yerleri beyaz renkli olmaktadır. Yaratılışları gereği yüzleri kalp şeklinde olan kuşlardır. Göz renkleri genel olarak koyu olan renklerden meydana gelmektedir. Sırt kısımları sarıya yani bej rengini andıran kısımlardan meydana gelir. Kanatları daha çok aşağı kadar uzanan ve oldukça uzun bir yapıdadır. Bacaklarını meydana getiren noktaların tamamı oldukça uzun olması ile boy ölçülmesi pek söz konusu olmaz. Boy uzunlukları ortalama olarak 33 ile 39 cm arasında değişiklik göstermektedir.

Peçeli Baykuş Yaşam Alanı

Peçeli baykuş yaşam alanı olarak daha çok kurak olan iklimleri tercih eder. Burada ağaçların az olduğu daha çok geniş arazileri, tarımsal olan arazileri ya da açık olan alanları kullanırlar. Viran hale gelmiş olan binalar içerisinde harabe olan yerlerin oyuk kısımlarına yuva yaparak buralarda yaşamları sağlanır. Yiyeceklerini daha çok kurbağalar, böcekler ya da tarla fareleri ile sağlarlar. Sesleri uzatarak adeta acının içinde yakınmaya benzeyen bir ton ile hem korkutucu hem de ürpertici bir tıslama olarak çıkar. Geniş olan bahçeler içerisinde yaşamlarına devam eden ve tarımsal kimyasal ilaçları, besinleri ve insanlara olan baskı ile türlerine göre bir tehdit unsuru olmaktadır. Ülke içerisinde genel olarak peçeli baykuş türlerinden oluşur. Batı, Orta ve Güneydoğu Anadolu içerisinde kırsal olan kesimlerde görmek daha çok mümkün olmakta.

Peçeli Baykuş Genel Özellikleri

Peçeli baykuş genel özellikleri arasında ilk olarak başının büyük ve her yerinin tüyle kaplı olması gelir. Kuyruğunun kuşlara oran ile kısa olması kanatların daha uzun ve enli olmasına yardımcı olur. Diğer türde olan baykuşların kanat yapıları adeta bir insan boyutu kadar olmaktadır. Tabi ki sadece bu değil bir de serçe boyutunda kanatları olan serçe türleri de yer alır. Gaga kısımlarının oldukça kıvrık olması pençelerinin keskin ve kancalarının tırnaklı olması bilinir. Kıvrak parmaklı oluşu da bilinen özelliklerden birisi. Sadece avı için oldukça güçlü olan pençelerini odaklamayı tercih ederler. Baykuşların genel olanları ıssız ve tenha olan yerler içerisinde avını avlamayı seçer. Tüm beden kısımları yumuşak ve ince tüylü olması ile bilinir. Tüyler uçuşa geçtikleri anlarda susturucu görevinde yer alır. Ve uçuş sırasında bu kuşların kanat çırpma seslerini duymaya da imkan yoktur.

Gözleri oldukça iridir. Gözlerinde yer alan oyuk sayesinde hareket işlevini yapamaz ve keskin bakışları vardır. Adeta arabalarda yer alan far gibi yuvalarında oldukça sabit kalırlar. Boyun kısımlarının tam 270 derece açı ile dönerek etrafını izleme özelliği vardır. Ebat olarak dişiler erkeklerden daha iridir ve yuvalarına bir üreme sırasında 2 ile 10 arasında yumurta bırakması söz konusu olmaktadır. Kuluçka süreçlerine yattıkları adımlarda bu konumlarına göre yumurtadan çıkma süreleri 30 ile 40 gün arasında değişiklik göstermektedir. Yumurtadan çıkan ilk yavruların çıktıkları an hem kulakları hem de gözleri kapalı olur. Yavruların yuvada kalma süreleri de gelişimlerine göre değişiklik gösteren adımlardan bir tanesidir.

Peçeli Baykuşlarda Görme Kabiliyetleri

Peçeli baykuşlarda görme kabiliyeti oldukça fazladır. Mor ışıkların görüntülerine neden olan kimyasal bir maddenin oluşmalarına neden olur. Bu durum ise hücrelerin en minik ışık altında dahi kimyasal bir uyarıya dönüşmelerine neden olacaktır. İnsanlar yalnızda bir ışık için yanmasını da gördüğü gibi baykuş bu noktada nesneleri olduğunca net görmek için tercih edilir. Tüm kuşlarda üst gözlerinde yer alan kapaklarda alt gözlerine değme durumlarında bu biçimleri baykuşların tam tersi yapması da dikkatleri çeken adımlardandır.

Peçeli Baykuşlarda İşitime Duyuları

Peçeli baykuşlarda işitme duyuları en az görüş kadar hassas olmaktadır. Her nasıl oldukça az olan ışık içerisinde dahi avlarını tutma yetileri olduğu gibi gece karanlık anlarda duyma yetileri de yer almaktadır. Az olan ışık içerisinde avlarını tutabilme gibi yetileri kulakların en minik sesleri dahi duyacak kadar duyarlı olmasından kaynaklanır. Oldukça hassa bir yapı gösteren kulakları gece tenha durumlarında bile uçabilen pervaneyi kanatlanan sesi ile ya da herhangi bir şeyin kemiriliyor olduğunu bazı anlarda iğnenin yere düşmesini anlamasına dahi yardımcı olur.

Peçeli Baykuşların Baş Tüyleri

Peçeli baykuşlarda baş tüyleri bir kaşık modelinde ve adeta ses sinyali gibi kulağında toplanmasına yardımcı olur. Bazı baykuş türleri içerisinde kulak delik kısımları o kadar iri olmaktadır ki baş kısmının da yanlarının tamamının tüyler ile kaplı olmasına neden olur. Bu ses titreşimleri o an kulak kısımlarına vurduktan sonra ise diğer kulağına da aynı şekilde gelmektedir. Bu baykuşların hayatları üzerinde olan ufak zaman dilimleri ise aslında ses titreşimlerinin de geliş yönüne uygun bir şekilde tespit edilmesi ile yer alır. Baykuşların hayatlarında enteresan bir şekilde olarak kulaklarında perdeler yer almaktadır. İstediği anda bu perdelerin açılması mümkün olurken istediklerinde de kapatma özelliklerine sahip olmaktadır. İstirahat durumlarına çekildikleri anlarda ağır olan uçları ile kulakların perdelerini açarlar ve süratli uçma durumlarında tekrar kapatma adımlarını da tercih ederler.  

Kategoriler
Genel

Papağan Türleri

Papağan türleri evde kolaylıkla beslenen, dost canlısı olarak bilinen rengârenk ve konuşkan kuşlardır. Doğada bulunan en güzel kuşlardan biri olan papağanlar çok fazla türe sahiptir.

Yaklaşık olarak 3000 yıldır evde beslenebilen papağanlar kuş türleri arasında insanlarla en iyi anlaşanlar olarak bilinir.

1-Cennet Papağanı

Aşk kuşu olarak da bilinen cennet papağanı Afrika ve Madagaskar kıtalarında yaşayan bir kuş türü olarak bilinir. Genellikle ağırlıkları 50 gram olan bu kuş türü, 15 cm uzunluğunda olur. Diğer papağan türleri gibi konuşmasa da oyun oynamaya meyillidir ve son derece dost canlısıdır.

2- Sultan Papağanı

Dünya üzerinde yer alan kuş türleri içerisinde evde en çok beslenenlerden biridir. Zeki bir papağan olan Sultan papağanı konuşkan ve sevimli bir hayvandır. Ortalama yaşam süresi 35 yıl olan bu papağanın anavatanı Avustralya’dır. Çok güzel ıslık çalan bu kuş, evde beslemek için ideal olan kuşlardandır.

3- Caique Papağanı

Son derece enerjik olan bu kuş türü, küçük bir vücuda sahiptir. Yaşam süresi ortalama olarak 25 yıl olarak bilinir. Amazon Havzası’nda yaşayan bu hayvan, insanlarla temas kurmayı ve sırtlarında oynamayı çok sever.

4-Parrotlet

Papağan türleri arasında en küçük vücuda sahip olanıdır. Evde kuş beslemeye karar veren insanlar için harika bir seçim olabilecek parrotlet numara yapmayı ve konuşmayı çok sever. Güney Amerika, Meksika ve Karayiplerde görülür.

Kategoriler
Genel

Ötücü Kuşlar

Ötücü kuşlar farklı ses ve ötüşe sahip kuşların genel adıdır. Farklı boyutta yapıda ve türde altmıştan fazla kuş ailesi ve bu ailelere mensup yüzlerce ötücü kuş cinsi bulunur. Küçük ve beslemeye müsait olmayan ötücü kuşlar dahi güzel seslerinden ötürü evcil hayvan olarak beslenir. Tehlikeleri haberdar etmek gibi amaçlarla çoğunlukla da çiftleşme çağırısı olarak öterler. Güçlü bir sese sahiptirler. Seslerini geniş bir alana ulaştırmayı başarırlar. Ötücü kuşlar kendi içlerinde yalancı ötücüler ve öz ötücüler olarak iki alt sınıfa ayrılırlar. Ötücü kuş ailelerinin bazıları güçlü ve güzel seslerinin yanında parlak renklere de sahiptir. Cennet kuşları ailesi de hep renkli parlak tüylere sahip hem de güçlü sese sahip ötücü kuşlardandır. Erkek ötücü kuşlar, dişi kuşları etkileyebilmek adına yüksek seste öterler.

Ötücü Kuş Aileleri

Ötücü kuş aileleri arasında en güzel seslilerden biri baştankaragillerdir. Küçük olan bu kuşları ağaçlarda çalılıkların içinde görebilmek mümkündür. Dokumacıkuşugiller de küçük yapılı kuşlardandır. Yaygın olarak görülen serçe bu ailenin bir üyesidir. Kırlangıçgiller ailesi de küçük yapılı ötücü kuşlardandır. Kutuplar haricinde dünyanın her yerinde rastlamak mümkündür. Edebiyata konu olmuş ve birçok cinsi bulunan kuş ailesidir. Karatavukgiller ailesi nispeten daha büyük orta boyda ötücü kuşlardır. Birçok alt cinsi bulunur.İspinozgiller ise boyutları 10-20 cm arasında değişen ve birçok renkli alt türü bulunan kuşlardır. Bu aileden olan saka kuşu güzel ötüşü sebebiyle sıklıkla avlanır ve kafes kuşu olarak beslenir.

Ötücü Kuş Çeşitleri

Güçlü ötüşleriyle sığırcıkgiller ailesi sürü halinde gezen kuşlardan oluşur. Benekli parlak tüyleriyle diğer kuşlardan kolaylıkla ayrılır. Avrupa, Asya ve Afrika doğal yaşam alanlarının olduğu bölgelerdir.

Ötücü kuş çeşitleri içinde dünyada en yaygın olarak görülen ötleğengiller geniş bir ailedir. Tüm dünyada görülür. Küçük cinsleri olabildiği gibi orta boylu cinsleri de olan ötücü kuşlar arasındadır. Ağaçlarda çalılarda rastlamak mümkündür. Örümcek kuşugiller ise orta boyutta kuşlardır. Asya Avrupa ve Afrika’nın ormanlarında ve çalılıklarında yaşarlar. Güzel bir sese sahip olmayan hatta rahatsız edici sesi olan kargagiller ailesi de ötücü kuşlar arasındadır. Ötücü kuşlar arasında en iri boyutta olan kuşlardır. Ses taklidi yetenekleri de bulunur.

Kategoriler
Genel

Ördek

Ördek, kaz ve kuğu türünü de içinde barındıran geniş bir türdür. Su kuşları arasında bulunur. Özellikle deniz suyu en rahat yaşadıkları sudur. Ördek kelimesinin kökenine bakıldığında “dalgıç” anlamına geldiği de görülür. Vücutları ise uzun ve geniş yapıdadır. Boyunları da gövdelerine göre kısadır. Perdeli ayakları sayesinde rahatlıkla yüzebilirler. Yabani ve evcil olmak üzere iki tür ördek vardır. Evcil ördekler, sahiplenen kişiyi kolayca benimseyebilir ve annelerine yaptıkları gibi sahiplerinin peşinden ayrılmazlar. Fakat suyu seven canlılar oldukça için mutlaka uygun koşullarda bakılmaları gerekir. Yüzebilecekleri bir ortam sağlayamayan kişilerin ördek sahiplenmemesi en iyisi olacaktır. Su kadar yeşillik alanları da seven ördekler, bu bölgedeki solucan gibi canlılarla beslenirler.

Ördeklerin Özellikleri

Ördeklerin özellikleri arasında en bilineni paytak yürüyüşleridir. Onları sevimli kılan da budur. Beslenmek için ise tahıl grubu ürünleri ve böcekleri tercih ederler. Yaklaşık 20 tane ördek türü bulunur. Ayrıca yüzerken, etraflarındaki diğer ördeklerle yarıştıkları da bilinir.

Su kuşları arasında en hızlı uçan tür ise ördeklerdir. Yıl içerisinde çok fazla kez ürerler. Uzun yıllar süren eş bağları da vardır. Üremeden önce yuvalarını yaparak kuluçkaya yatarlar. Kuluçka sürelerinin bitişinin ardından yumurtadan çıkan yavruları yüzmesi için suya yönlendirirler. Yuvalarını sakin, otluk bölgelere kurmayı severler. Bazı ördeklerin yumurtalarını terk ettikleri görülmüştür. Bu durumda yumurtalar tavukların kuluçkasına yatırılabilir. Yaşamları boyunca otlar, böcekler, balıklar, solucanlar ile beslenirler.

Kategoriler
Genel

Muhabbet Kuşu

Günümüzde en çok beslenen tür olarak dikkat çeken Muhabbet Kuşu; Dünya üzerinde bulunan en küçük papağan türüdür. Hemen hemen her pet shop tarafından sahiplendirilmesi yapılan Muhabbet Kuşu, gerek sesi; gerekse görüntüsüyle bulunduğu eve huzur veren şirin mi şirin bir canlıdır. Muhabbet kuşu özellikleri; her ne kadar fazla bulunmasından dolayı basit gelse de, küçücük bedenine göre oldukça fazladır. İşte Muhabbet kuşu ile ilgili tüm detaylar…

Muhabbet Kuşu Fiziksel Özellikleri

Muhabbet kuşu ile ilgili araştırılan en temel konu muhabbet kuşu fiziksel özellikleri olarak dikkat çekmektedir. Ülkemizde bulunan yaygın evcil hayvanlar listesinin kesinlikle ilk sırasında yer alacak olan söz konusu canlı türünün boyları genellikle gagadan başlayarak kuyruğa kadar 17 cm ila 23 cm aralığında değişim göstermektedir. Günümüz şartlarına göre uzunlukta 1-2 cm kısa veya uzun olma durumu görülebilir.

Doğada yeşil tüy rengine sahip olan muhabbet kuşlarının kanatları, kafaları ve sırtlarında siyah renkli oldukça sık çizgiler yer almaktadır. Dişi muhabbet kuşlarının burun çevreleri kahverengi ya da pembe renge sahiptir. Erkeklerde ise bu renk mavi ve yeşil tonlarıdır.

Erişkin olmayan muhabbet kuşlarının alnında yaşla birlikte çekilen çizgi izleri bulunmaktadır. Gözleri oldukça koyu renkli olmasıyla dikkat çeker ve yaşlandıkça bu renk solmaya ve son olarak griye dönmeye başlar. Tamamen yaşlanınca ise gri renk tam anlamıyla görülür. Seçici üretim sayesinde Muhabbet kuşu konusunda oldukça geniş bir renk yelpazesi elde edilmiştir. Bugün mavi, sarı, beyaz renkli muhabbet kuşlarının yanı sıra yeşil ve menekşe renklerine sahip muhabbet kuşlarına da oldukça sık bir şekilde rastlanılmaktadır.

Muhabbet Kuşu Sağlığı

Sağlıklı bir muhabbet kuşu, bakımları eksiksiz bir şekilde yerine getirildiği takdirde 7 – 15 yıl aralığında yaşam süresine sahiptir. Muhabbet kuşu nadiren görülmekle birlikte 20 yıla kadar da yaşayabilmektedir. Fakat bu durum; oldukça nadir görülür.

Muhabbet kuşları, kuş türleri arasındaki en hassas canlılar olarak dikkat çekmektedir. Muhabbet kuşu besleyen kişilerin onlara çok iyi bakmaları gerekir. Kolay bir şekilde hasta olabilen bu kuşlar, çok zor tedavi olurlar. Hem kendilerini hem sahiplerini üzüntüden oldukça kötü bir psikolojiye sokabilirler. Herhangi bir hastalık belirtisi varsa, doğaçlama ve efsane yöntemler yerine kesinlikle veterinere başvurmalısınız. Çünkü sorun sandığınızdan daha ciddi olabilir. Muhabbet kuşu sağlığı konusunda tehdit uyandıran hastalıklar aşağıda yer aldığı gibidir.

  1. Trichomonas: Trichomonas bakteriyel bir hastalık olarak kendini göstermektedir. Eğer muhabbet kuşu erişkin evrede değil de yavruysa; ölümcül sonuçlar doğurabilir. Erişkin kuşlarda bu hastalık ölümcül seviyede kritik olmasa da; hemen tedavi edilmediği takdirde ölüm sonucu doğurabilir.
  2. Fransız Tüy Dökümü: Muhabbet kışlarında çok sık görülen bir hastalık olarak dikkat çeken Fransız tüy dökümü, özellikle yavruluk döneminde görülür. Ölümcül olmayan bu hastalık, kuşun uçmasını engeller ve yine hemen veterinere başvurulması gerekir.
  3. Guatr: Kuşlarda guatr hastalığının görülme sebebi iyon eksikliği olarak dikkat çekmektedir. Guatr hastalığının temel sebebi ise hatalı beslemedir. Bu yüzden kuşlarınızı doğru beslemeye özen göstermelisiniz.
  4. Papağan Humması: Halk arasında papağan ateşi olarak bilinen Papağan Humması, yine Trichomonas gibi mikrobik bir hastalık olarak dikkat çeker. İştahsızlık sonucunu çıkaran bu hastalık günden güne muhabbet kuşunun erimesine sebep olurken aynı zamanda nefes güçlüğü ve ishal sorunlarını beraberinde getirir.
  5. Uyuz: Muhabbet kuşlarında kronik olan ve sık görülen hastalıklardan bir diğeri de uyuz olarak dikkat çekmektedir. Özellikle ayaklarda ve gagalarda kaşıntı şeklinde görülen hastalık, pullanma, kepeklenme ve deri çatlamasıyla tanınmaktadır.
  6. Psitacine: Genç yaşlarda etkisini gösteren kronik hastalık Psitacine, kanat ve kuyrukta bulunan hemen hemen tüm tüylerin dökülmesine sebebiyet vermektedir. İlerleyen süreçte kuşun gagasında kangren problemi meydana getirebilecek kadar ciddidir. Bu yüzden en ufak dökülme belirtisinde dahi hemen veterinere başvurmayı gerektirmektedir.
  7. Karaciğer Rahatsızlıkları: Muhabbet kuşlarını etkileyen bir diğer hastalık ise karaciğer rahatsızlıkları olarak öne çıkmaktadır. Gaganın normal seviyesinden fazla uzaması, ishal ve depresyon bu rahatsızlıklar sonucu oluşurken, tüy köklerinde farklı renkler de görülebilir. Yine yanlış besleme sonucu ortaya çıkan bu rahatsızlıkların giderilmesi oldukça zordur. Bu sebepten dolayı kesinlikle dikkat edilmesi gerekmektedir. Ölümcül olabilir.
  8. Kahverengi Hipertrofisi: Muhabbet kuşlarında yaygınlık sıralamasına göre görülen bir diğer hastalık ise budur. Çok yaygın görülmez. Yaşlılarda ve özellikle dişi muhabbet kuşlarında etkisini gösterir. Hormonal bozukluklardan kaynaklanmaktadır.

Muhabbet Kuşu Karakteri ve Genel Huyları

Muhabbet kuşu fiziksel özellikleri ve sağlığı bu şekildedir. Oldukça farklı karaktere ve genel huylara sahip olan Muhabbet kuşuyla ilgili detaylar devam ediyor. Oldukça nazik ve uysal kuşlar olarak dikkatleri üzerine çeken Muhabbet kuşunun sahibine alışması, özellikle yavruluk sürecindeyken oldukça kolaydır. Sadece birkaç saat içerisinde sahibini benimseyebilir.

Muhabbet kuşu alacak kişilere çift olarak almak önerilir. Çünkü çift muhabbet kuşları yalnız kalmadığı için, tek muhabbet kuşuna kıyasla çok daha enerjik ve mutlu olmaktadır. Fakat çift olmalarının da sahiplerine olumsuz etkisi bulunur. Çünkü, çift olduklarında sahiplerine tek olduklarındaki gibi yüksek bir ilgi ve bağ göstermezler. Ses taklit yetenekleri de çok fazla gelişmez.

Muhabbet kuşu oyuncu bir hayvandır ve enerjisi oldukça yüksektir. Diğer evcil kuş türleriyle kıyaslandığında gürültü çıkarma anlamında oldukça az gürültü çıkarırlar.

Muhabbet Kuşu Tarihçesi

Muhabbet kuşunun tarihçesi araştırıldığında karşımıza çıkan ülke Avustralya olmaktadır. Avustralya otlaklarında hala mevcut olarak oldukça büyük sürüler halinde yaşayan muhabbet kuşları tamamen doğal ortamda büyüdükleri için, evcil gibi tepkiler veremezler. Evcil muhabbet kuşlarına kıyasla daha küçük boyutlardadır.

İngiliz kuş bilimcisi olan John Gould, yıllar 1830’u gösterdiği sürede Avustralya’da sürüler halinde bulunan muhabbet kuşunu ilk kez Avrupa’ya getiren isim olarak bilinmektedir. Kısa zaman içerisinde muhabbet kuşu Avrupa’da en favori evcil kuş türü olarak dikkatleri üzerine çekmiştir.

Yıllar 1894’ü gösterdiğinde Avustralya bu kuşun ihraç edilmesini sağlayarak, Avrupa’da daha karlı bir iş kolu oluşmasını sağlamıştır. Böylelikle muhabbet kuşu daha yaygın bir hal almıştır.

Muhabbet Kuşu Bakımı

Muhabbet kuşları oldukça aktif ve oyuncu hayvanlardır. Enerji düzeyleri oldukça yüksektir. Kuşlar için büyük bir kafes almanız önerilmektedir. Çünkü büyük kafes içerisinde uyuması, oyun oynaması, yemek yemesi ve rahat gezinmesi sağlanacaktır. Kafes çubuklarının dikey değil, yatay olması gerekir. Çünkü yatay kafes çubuklarında muhabbet kuşunun tırmanması daha kolay olacaktır. Tırmanma ile egzersiz ihtiyaçlarının bir bölümünü gün içerisinde karşılayabilen muhabbet kuşu; günlük belirli aralıklarla uçurulması gerekir. Uçurulurken ev veya işyerinde camların kapalı olmasına dikkat etmelisiniz. Çünkü camdan dışarı uçup kaybolma tehlikeleri bulunmaktadır.

Muhabbet Kuşu Beslenmesi

Muhabbet kuşu beslenmesi yavrular ve erişkinler için farklı şekillerde yapılmalıdır. Yeni yem kırmayı öğrenen yavrular için aspur ve dal darı ağırlıklı bir diyet uygulamak oldukça faydalı olacaktır. Yumuşak olmalarından dolayı yavrular bunlarla çok daha rahat beslenecek ve yediklerinde daha kolay gelişip, mutlu olacaklardır.

Yetişkinlerin mama düzeni oldukça önemlidir. Ana besin kaynağı olarak pet shoplardan alınabilecek muhabbet kuşu yemleri verilebilir. Kabuklu yemlerin kabukları zamanla yemlerin üzerini tamamen örtebilir. Bunların günlük olarak temizlenmesi gerekir. Bunun yanı sıra havuç, brokoli, mısır, ıspanak gibi taze besinler verilebilir. Muhabbet kuşu beslenmesi noktasında en dikkat edilmesi gereken nokta kesinlikle şeker, çikolata, tuz gibi besinlerden uzak tutmaktadır. Kafeslerinde de her daim hazır su bulundurulması gerekir.

Muhabbet Kuşu Temizliği

Muhabbet kuşu temizliği için dışarıdan müdahale etmenize gerek yoktur. Kendi temizliklerini ve tüy bakımlarını aynı kediler gibi gagalarını kullanarak yapabilirler. Fakat, tüy ve parazit sorunlarının önüne geçebilmek için; ara ara su kullanarak da temizlenmeleri gerekir. Ayda bir bu temizliği yapmanız yeterli olacaktır. Sık yapıldığı takdirde zaten hassas olan bu canlıların soğuk algınlığı yaşamasına sebebiyet verebilirsiniz. Muhabbet kuşu temizliği için kafes altına bir ılık su ile doldurulan banyoluk bırakmak yeterlidir. Burada kendini yıkayacaktır. Duş sırasında en dikkat edilmesi gereken nokta banyo yapacağı alanda kesinlikle rüzgar olmamasıdır.

Muhabbet Kuşu Egzersizi

Oldukça enerjik ve oyun sever canlılar olarak dikkat çeken Muhabbet kuşları gün içerisinde birçok egzersiz yapmaya ihtiyaç duyarlar. Eğer kafesini yatay çubuklu alırsanız; egzersiz ihtiyacının bir kısmını karşılayabilirsiniz. Bunun yanı sıra günlük olarak düzenli bir şekilde kanatlarının açılması ve uçma yeteneğinden mahrum kalmaması için 2 – 3 saat aralığında uçmaları gerekmektedir. Bu sebepten dolayı evde bulunan camları kapatarak uçmalarını sağlayabilirsiniz. Egzersizleri noktasında bu 2’sini yaparak, kuşunuzun günlük egzersiz ihtiyacını karşılamış olursunuz.

Muhabbet Kuşu Eğitimi

Muhabbet kuşu eğitimi, diğer kuş türlerine göre daha kolaydır. Fakat biraz zor algıladığı için süre bakımından daha uzun sürebilir. Ödül yöntemi uygulanması gereken muhabbet kuşları konma, ele gelme gibi eğitimleri sevgiye bağlı olarak alırlar. Sahibiyle aralarında en ufak bağ olduğu takdirde belirli komutlarla eline, omzuna ve kafasına konması gerektiğini algılayabilirler. Konuşma eğitimi ise özel bir sarfiyatla verilmelidir. Muhabbet kuşları uzun süre bir söze maruz bırakıldığında bunu belki 100, belki 1000. Duymalarından sonra taklit etmeye çalışırlar. Fakat konuşma eğitimi sadece böyle verilmez. Doğru taklit ettiği takdirde onu ödüllendirecek mama gibi gıdalar verilmeli, sevilmelidir. Bu konuda kesinlikle bir uzmandan yardım almanız faydanıza olacaktır.

Kategoriler
Genel

Mezgeldek (Tetrax Tetrax)

 Mezgeldek(tetrax tetrax),  toygiller familyasına ait bir kuş türüdür…   Tarlalarda ve açıklık alanlarda genellikle yaşarlar.  Ülkemizde,  sene boyunca çok nadir görülür.  Sadece Trakya’da ve göç zamanlarında da batı Anadolu’da görülürler.  Güney ve merkezi Avrupa olmak üzere batı merkezi Asya’ya daha çok yayılmışlardır.  Özellikle;  üreme alanlarının sulu tarıma açılmasıyla birlikte değerli av türü olarak görülmesine sebep olmuştur.  Ve maalesef denetimi olmayan avlar yüzünden,  günümüzde çok nadir görülürler. Ova bozkırlarında,  geniş otlaklarda ve kesinlikle rahatsız edilmeyeceği kuru tarım alanlarında,  dalgalı düzlükleri yaşamak için daha çok tercih ederler.  Yaşadığı yerde,  kendi gizleyebileceği otsu bitkilerden meydana gelen bir örtüye ihtiyaç duyarlar.  Kış aylarında,  kıyısal kumsallarda da görülürler. 

Mezgeldek kuş türü,  eskiden;  Güney Marmara,  Trakya,  İç Anadolu,  Doğu Anadolu ve Güney Anadolu vs. bölgelerde daha çok görülürlermiş.  Fakat sayısı günümüzde azalmıştır.  Genellikle;  omurgasızlar,  bitki ve meyve tohumlarıyla ve küçük sürüngenleri yiyerek yaşamlarını sürdürüyorlar.  Sülünlere benzer yapıları vardır.  Yani;  yaklaşık 45 cm büyüklüğünde,  90 cm kanat açıklığında vücut yapıları vardır. 

Kategoriler
Genel

Mavi Alakarga

Mavi Alakarga, kargagiller familyası içerisinde yer alan kuş türlerinden bir tanesidir. Kuzey Amerika sınırlarına özgü olması ile bilinir. Daha çok bu noktalarda yer alan kuş kıtanın orta kısımlarına doğru daha çok rastlanıyor. Oldukça yaygın ve ötücü kuşlardan bir tanesi olarak da yer alıyor. Oldukça farklı renklerinin yer aşıyor olması herkesi kendisine hayran bırakmasına büyük oran ile yardımcı olmaktadır.  Latince olarak yer alan bilimsel adının açılım kısmına bakılacak olduğu zaman ibikli mavi ötücü kuş anlamına geldiği de gözlenecektir.

Yumurtaları da kendileri gibi mavi olan bu kuşlar alt kısımlara pek inmez ve insanlar ile iç içe olmazlar. Hal böyle olunca daha çok yırtıcı kuşlar gibi insanların uzak kalacak olduğu kuşlar arasında yer alırlar. Çok küçük olmalarının yanı sıra ortalama olarak yedi yıl kadar bir ömürleri yer alıyor. Daha az endişe verici korunma noktalarında yer aldıkları da bilinir. Ağırlık olarak 70 ile 100 arasında değişen kuşların boyutları da 23 ile 30 cm arasında değişiyor. Blue jay ve jaybird olarak yaygın isimleri ile de yer alıyor. İstedikleri hıza eriştikleri anlara bakıldığı zaman boyutlarına göre çok hızlı oldukları gözlenecektir. Bir saat içerisinde ortalama olarak 32 ve 40 km yol kat edebilecek kadar hızlı olmaları da biliniyor. Mavi alakarga olarak bilinen noktaları da yer alıyor denilebilir.

Kategoriler
Genel

Martı

Martı kuşu herkes tarafından bilindiği gibi denizlere ait olan bir kuş türüdür. Martıgiller familyasına ait olan ve denizi olan tüm dünya üzerinde yaşamlarına devam etme özelliği ile bilinen bir tür olmaktadır. Çöl ve kutup üzerinde yaşamasına asla olanak yoktur. Yaklaşık olarak 35 cm kadar boyunda, sivri ve uzun bir şekilde yer alan kanatların olduğu, hem yüzme hem de uçma yetenekleri ile yeryüzünde yerini alan, perde ayakları ile oldukça sevimli bir kuş türü. Bilindiğinden de çok fazla türleri yer almaktadır. En çok bilinen türleri arasında gümüşsel martı, kara martı, cüce martı ve güler martı yerini almaktadır. Genellik ile daha çok toplu koloni halinde deniz kıyısı olan yerlerde yaşamayı tercih ederler. Kafa bölgelerinde yer alan tüyler daha çok kış aylarında beyazlaşırken yaz aylarında daha koyu bir renk halini alır.

Martı Özellikleri

Martı kuşlarının tüy renkleri genel olarak beyaz, siyah ya da kül rengi olarak bilinir. Kanatlarının büyüklük durumları ise iyi bir şekilde uçmalarına yardımcı olan adımlardan bir tanesidir. Suyun içlerine dalma özellikleri yoktur. Deniz üzerinde koşullar ne kadar kötü olarak yer alır ise alsın yine de deniz üzerinde yüzerek dinlenmeyi tercih ederler. Gaga yapıları olarak orta bölümde yer alan ve buraya kadar düz bir şekilde inerken uç kısımlara doğru daha çok kanca şeklini alması bilinir. Kuyruk kısımları daha çok çatallı bir şekilde ve ayaklarının ön parmaklarında perdeli bir halde olması arka parmaklarının da perdesiz olması ile dikkatleri çeker. Denizin yüzey kısımlarından kıyılara kadar her şey ile beslenirler. Oldukça iştahlı olan bir kuş türüdür. Yedikleri böceklerden, leşlere, yumuşakçalardan çöplüklere kadar her şeyi tüketirler. Eğer yedikleri şeyler arasında bir plastik parçası olursa sürekli bir tokluk hisleri olacağı için acıktıklarını fark edemeyecek ve açlıktan ölmeleri de söz konusu olacak.

Çöplerin çok fazla olduğu kıyı kesimlerinde oldukça fazla gözlenmektedir. Her ne kadar zarafetten ödün vermeyen dış görünüşleri olsa bile oldukça kötü ve kulakları tırmalayan bir ses tonları yer almaktadır. Yapısal olarak oldukça  sosyal olmaları ile dikkatleri çekerler. Her ne kadar kuş olsalar bile insanlar ile iç içe  bir şekilde yaşamayı oldukça çok severler. Ortalama yaşam süreleri de 25 yıla kadar çıkar.

Martılarda Üreme Nasıldır?

Martılarda üreme her kuş türü gibi yumurtlama türü ile olmaktadır. Toplu bir şekilde koloni olarak yaşamayı tercih eden bu kuş türleri bataklık gibi kıyıları tercih ederek buralarda yuva yapmayı tercih ederler. Evlerin çatılarında, göl ya da deniz kenarları onlar için en uygun olan alanlardan bir tanesidir.

Çiftleşmeleri sadece ağız yolları ile olmaktadır. Yosunlar ile örterek yaptıkları yuvaların muntazam olması için pek emek vermezler. Dişiler bir döllenme sırasında yuvalara ortalama olarak iki ya da üç yumurta bırakıtlar. Kuluçka süreleri ortalama olarak 3 ya da 4 hafta arasında yapısına göre değişiklik gösterir. Kuluçka için sadece dişi yatmaz. Erkek ve dişi olan martı bu noktada nöbetleşerek sırası ile yatmayı tercih ederler. Yavrular ilk yumurtadan çıktıkları anlarda esmer olarak çıkarlar. Yavruları ve yuvaların korunması ile de hem erkek hem de dişi olan martılar beraber hareket etmeyi tercih eder. Anne ve babasının gagasına aç olduklarını anlatmak için vuran yavrular 4 ve 6 hafta arasında uçmayı da öğrenirler. Yuvadan uçarak kendi hayatlarına odaklanırlar.

Türkiye İçerisinde Bulunan Martı Türleri

Ülke sınırlarında bulunan martı türleri beş çeşit olmaktadır. Bunlar;

1. Ada martısı : Sadece koloniler halinde hayatlarına devam eden ve kıyıdan uzakta yer alan adalar ile kayalık bölgelerde yaşamayı tercih ederler. Denizlerin yüzey kısımlarından ortalama olarak bin metre kadar yüksekliğe uçmayı başaran türdür. Üreme durumları için ortalama olarak yükseklik içerisinde bitki örtülerini kendilerine mesken ederler. Nisan ayının ortasından itibaren mayıs sonuna kadar çiftleşme durumu bunlar için uygun olmaktadır. Temmuz ayının başında ortaya çıkan yavrular yuvadan uçmayı öğrendiği an gördüğü bir koloni içerisine karışır. Şu an her yerde bu türlerin avlanması yasaktır. Akdeniz kıyıları içerisinde özellik ile de  Mersin silifke yöresinde bir hayli fazlası ile bulunmaktadır.

2. Bayağı martı : En sık görülen tür olması ile dikkatleri çeker. Sarı renginde olan gagasının yanı sıra boz olan kanatları hem de sırtı boz renk olan kuşların geri kalan tüm bölgeleri de beyaz olarak yerini almaktadır. Bacakları yaşam alanlarına uygun olarak bazılarında pembe bazılarında da sarı olarak yer alır. Boy uzunlukları 56 cm civarına kadar çıkmaktadır. İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde olan göllerde ya da deniz kıyılarında yaşamlarına devam ederler. Bu tür martıların avlanmaları şuan yasaktır.

3. Karabaş Martı : Göl kenarlarından deniz kıyılarına kadar bu noktalarda her an rastlanan tür. Avları sınırlandırılan türlerden biri.

4. Küçük martı : Başları yaz mevsiminde siyah olup üremelerine de yaz aylarında devam eden ortalama 28 cm boyunda olan martılar.

5. Kara sırtlı martı : Sırtlarında kanatları üzerinde olan siyah renkli tüylerden dolayı farklı bir martı türü oluşturan tür.

Kategoriler
Genel

Leylek

Büyük ve uzun bacaklı olan Leylek türü mevsimlik göçlerini sağlayan genel olarak beyaz ancak kanat ve kuyrukların belirli kısımları siyah olan kuş türüdür. Ortalama olarak bir metre boyunca olan kuşlar tahmini olarak üç ile dört kilogram arasında gelmektedir. Leylek kuşları daha çok güneyden kuzeye doğru göç etmeyi tercih ederler. Fakat Anadolu ve Avrupa içerisinde istisnai bir durum olarak da yer almaktadır. Ülkemiz içerisinde ve Avrupa sınırlarında doğu ve batı yönlü olarak yer alan göç yapan türleri de bulunur. Leyleklerin göç etmeleri durumlarında daha çok karaları takip etmesi ile gitmeleri de yer almaktadır.

Leylekler Hakkında Bilinen Genel Bilgiler

Leylekler hakkında genel olarak bilimsel olan ciconia adı bilinir. Bu durum ise Latince içerisinde Leylek anlamına da gelen bir sözdür. İki farklı olan alt türü de yer almaktadır. Ciconia ciconia ciconia ve ciconia ciconia asiatica olmaktadır. Çok eski çağlardan bu yana kadar adeta günümüze gelmeyi başaran nadir canlılardan bir tanesidir.

Kenya içerisinde bir Miyosen yatağı üzerinde bulunan 25 milyon yaşında olan leylek fosili bu durumun en bilimsel kanıtı da olmaktadır. Bu fosilin şu an günümüzde yaşamlarına devam eden beyaz leylek ile aynı olduğu da düşünülmektedir. Bunun yanı sıra bir de Maboko Adası içerisinde yer alan miyosen yatağında bulunun kalıntıların da aynı olması ile bu durum kesin gibi düşünülmektedir.

Leyleklerin Fiziksel Özellikleri

Leyleklerin fiziksel özellikleri içerisinde en çok dikkati çeken durum iri başlı olan durumlarıdır. Ortalama olarak bir metreye kadar uzanan boyu ile leyleklerin bazı türleri içerisinde bu durumun daha da üst durumlara kadar çıktığı da bilinmektedir. Leyleklerin kanat yapıları içerisinde genişlik olarak 180 cm olduğu bilinen bilgiler arasındadır. Yine türlerine göre değişiklik gösteren noktalardan bir tanesi de bu bilginin yaşlarına göre artış göstereceğidir. Her ne kadar büyük kuşlar grubuna girseler bile yine de ortalama olarak en fazla 4.5 5 kiloya çıktıkları da bilinmektedir. Genel olarak tüm türler içerisinde uzun bacaklı olma, uzun gaga yapısına sahip olma ve uzun bir boya sahip olma  yer almaktadır. Erkek olan leylekler dişilere oran ile daha büyük olmaktadır. Tüyleri genel olarak beyaz olmaktadır. Kanatların ve kuyrukların bir kısmı da siyah olmaktadır. Gözlerinin çevrelerinde siyah ve iris olan renkleri ya kahverengi ya da gri olur. Yetişkin olanlarında ise bacakları ve gagaları kırmızı rengi ile yer alır.

Leyleklerin Yaşam Alanları

Leyleklerin yaşam alanları en geniş olarak gözlerine kestirdikleri Avrupa kıtası olarak yer almaktadır. Ancak buralarda yer alan Leylek genellik ile koloni halinde değil de dağınık bir halde yer alır. Bunlara ek olarak bir de Asya batısı, Orta Asya, Doğu Türkistan, Aral Gölü çevresi, Afrika, Hindistan, İsrail Güney Afrika hem genel yaşam alanları da hem de vakti geldiğinde göç alanları olarak yer almaktadır. Dünya üzerinde nüfusunun yüzde yirmi beşlik olan bir kısmı ise Polonya içerisinde yer almaktadır. Genellik ile daha çok otlak alanları, tarlalar ve sığ olan sulak alanları kendilerine beslenme alanı olarak tercih ederler. Uzun yapılı olan ot ve çalılık olan alanlardan uzak durmayı da tercih ederler. Dünya üzerinde olan nüfus oranlarına bakılacak olur ise azalmaya başlaması ile 19. yy’dan itibaren sanayileşmenin artması ile beraber olduğu gözlenir. Bu dönemin ardından tarım üzerinde olan yönetmelerin değişmiş olması Leyleklerin yaşam alanları üzerinde büyük oran ile etki etmesine olumsuz olarak neden olmuştur. Bu durumun sonucunda ise birçok doğal bölge içerisinde yaşamlarını devam ettirmeleri söz konusu olan leylek türlerinin yok olması da söz konusu olmuştur.

Kış ayları içerisinde soğuk hava koşullarına uygun olmadıkları için daha çok kıtalar arası göçleri meydana getiren türlerden bir tanesi olmaktadır. Ağustos ayının sonunda ve Eylül ayının başında kuzeyden güneye doğru göç etmek adına harekete geçerler. Şubat ayının sonu ve Mart ayının başına kadar kuzeye dönmeden burada kalır ve vakti gelince yeniden dönerler. Bu göç dönemleri ise daha çok nereye gittiklerine ve gittikleri yerdeki hava koşullarına göre değişiklik göstermesi söz konusudur. Tekli olarak değil de daha çok koloni yani sürü olarak göç eden türlerdendir. Üreme dönemleri de dahil olarak üremelerine devam edemeyen kuşlar ise belirli bir grup kurar ve buna göre hareket etmeyi tercih ederler.

Leyleklerde İletişim

Leyleklerde iletişim oldukça ilginç bir şekilde gerçekleşmektedir. Diğer kuşlar oldukça farklı  bir şekilde cıvıldaşarak haberleşmeyi tercih ederken bunlar daha farklı tonlarda ve ritimlerde ses çıkarmalarının ardından biri birilerine çarparlar. Bu hareketler yaşlı ve genç olan Leylekler arasında dahi değişikli göstermesi ile bilinir. Leylekler gagalarını biri birilerine farklı bir şekilde vurmalarının yanı sıra bir yandan da gırtlak kısımlarından farklı ıslak bir ses ile iletişim kurmayı tercih ederler. Leyleklerin bu sesleri daha çok çiftleşme dönemlerinde ya da alarm durumlarında tercih ettikleri de bilinir. Genç olan leyleklerde bazı anlarda kedi miyavlamasına benzeyen sesler duymak da mümkün olacaktır.

Leyleklerde Beslenme Nasıl Olur ?

Leyleklerde beslenme durumu için besin çeşitlerinin oldukça geniş olması önemli olmaktadır. Bu noktada otlaklardan sulak alanlara kadar birçok farklı noktada avlanmalarına devam ediyor olması Leyleklerin mevsimlerine göre farklı hayvan avlamaları ile beslendikleri bilinir. Böceklerden, solucanlara, sürüngenlerden kurbağalara, amfibilerden kuş yumurtalarına, balıklardan akreplere ya da yumuşakça hayvanlara kadar birçok farklı seçenek ile beslenmeleri de sağlanır.

Leyleklerde Üreme

Leyleklerde üreme diğer kuşlarda olduğu gibi yumurtlayarak sağlanmaktadır. Yuvalarını daha çok yükse olan yerlerdeki binalardan ya da ağaçların üzerine yapmaları söz konusu olduğu gibi bir de sulak arazi olan yerlere yapmaları bilinir. Hatta belirli durumların ardından insanlar tarafından hazırlanmış olan özel yuvaları dahi çalı çırpı ile doldurmaları ile yuva haline getirdikleri bilinir. Yılda sadece bir kere yavru türü yetiştiren türlerden bir tanesi olduğu da bilinir. Dişi leylekler genellik ile yuvaları içerisine üç ya da dört adet yumurta bırakır. Bazı anlarda bu sayının bire düştüğünün görüldüğü gibi yediye kadar çıktığı da bilinen durumlardan bir tanesidir. Dişi leylek yuvası içerisinde yumurtlamayı sağladıktan sonra yumurta üzerine ortalama olarak 34 gün boyunca kuluçka adına yatar ve bekler.

Çok nadir görülen durumlardan bir tanesi yavruların yumurtadan çıktığı an anne ya da babası tarafından öldürülmesidir. Her ne kadar çok nadir olan bir durum olsa bile bu daha çok yaşama ihtimalleri çok düşük olan yavrular üzerinde anne babalar bunu uygular. Yavru olan leyleklerin büyütülmesi durumlarında anne ve babalar leyleklerin ağızlarına kustukları gıdalar ile onları beslemeyi başarırlar. Yavru boyutta olan tüm leylekler, doğumlarından kısa süre içerisinde 3.5 kilo olurlar. Yumurta içerisinden çıkmalarının ardından ortalama olarak 64 gün içerisinde yavruların palazlama adımlarına geçmesi de dikkatleri çeker. Leylekler dört yaşına geldikleri an artık üreme için hazır bir hale geçmiş olurlar. Bir leyleğin ortalama olarak ömrü ise yaşam koşullarına bağlı olarak değişse bile 35 yıl kadar olmaktadır. Bu zamana kadar yaşamış olan ve en yaşlı olarak tespit edilen leyleğin yaşının ise 39 olduğu saptanmıştır.

Kategoriler
Genel

Leş Kargası (Corvus Corone)

Leş Kargası (Corvus Corone) ülkemizde de rastlanan bir kuş türüdür. Tüyleri genellikle mor ve yeşil renklerinin koyu tonlarında olabilir. Koyuluk derecesi hemen hemen siyaha yakındır. Parlak yapılı tüyleri de oldukça dikkat çeker. Ekin kargası ile oldukça benzer yapıya sahiplerdir. Gagaları kısa ve kalın bir görünüme sahiptir. Kısa bacaklarını destekleyen yine kısa ayaklara sahiptir. Hem gagası hem de bacakları, tüylerinde olduğu gibi siyah renktedir. Yetişkin leş kargası türlerinde gagaların üst kısmında, yani burun deliklerinin üstünde siyah tüyler bulunur. Deliklerin üzerine tüylerle kaplıdır. Soyu tehlike de olmamakla birlikte devamlı olarak artış gösterir. Ortalama 520 gram ağırlığında olurlar.

Leş Kargası’nın Yaşamı

Leş Kargası’nın yaşamı adından da anlaşılacağı gibi leş yiyerek devam ettirilir. Leş kargaları sadece leşleri değil yiyebilecekleri boyuttaki tüm canlıları da tüketebilir. Bu canlılar böcekler ya da çeşitli hayvanlar olabilir. Aynı zamanda hayvanların yumurtalarını da çalarak beslenme ihtiyaçlarını giderebilirler.

Yuvalarını yüksek yerlere kurmayı tercih eden leş kargalarına uçurum kenarları, yüksek ağaçların tepeleri veya ev, direk gibi yüksek yapıların tepelerinde rastlanabilir. Fakat yaşadıkları bölgenin koşullarına göre yerde ya da yere yakın bölgelerde de yuva kurabilirler.

Leş kargalarının yavruları yaklaşık bir ay kadar yani tüyleri çıkana kadar erkek kargalar tarafından beslenirler. Kuluçka süreleri ise yaklaşık 2-3 hafta kadardır.

Ekin kargaları ve leş kargaları sık sık karıştırılır. Çünkü görünüşleri birbirlerine oldukça yakındır. Fakat iki karga türünü birbirinden ayırt edebilmek için oldukça kolay bir yöntem vardır. O da seslerini analiz etmektir. Ekin kargaları yüksek tonda ve düz bir şekilde “kaa” sesini çıkarırlarken, leş kargaları daha titreşimli bir ses çıkarırlar. Çıkardıkları ses “kraa” sesini andıran, daha gırtlaktan ve derinden bir sestir. Ayrıca leş kargaları sürekli ses çıkarmaları ile bilinir. Ekin kargalarının aksine tek başlarına yaşamayı tercih ederler. Ortadoğu ve Asya bölgelerinde yaşamlarını sürdürürler.